16 Ocak 2016 Cumartesi

2.

Elya,
Bugun Cumartesi sessizligi yalnizca elimizde olan. Bir de cay bardagi telasesi...
Aslinda ses cok bu dunyada sevgili dostum, duymak isteyen icin her zaman ses vardir, bak, bulutlar toplanmis ve gurul gurul gurulduyor yine gokyuzu. Hayir, yagmur yagacagindan degil, gormuyor musun, sadece gunluk akisini gerceklestiriyorlar sola dogru kayarak. Bulutlarin sesini neden kimse duymuyor Elya? Neden yalnizca birbirlerine vurduklarinda, simsekler caktirdiklarinda dikkate aliniyorlar? Benziyoruz degil mi sevgili dostum, ne cok benziyoruz gokyuzune. Biz kirlendikce gokyuzu de benzemeye basliyor bize. Insanoglunun sesini yukselttiginde dikkate alindigi gibi degil mi, ayni durumlar...
Denizin dalgalari kendi icine vuruyor. Hic dusundun mu, denizler agliyor mu Elya? Ya kandiriliyorsak, bulutlarin gozyasi degilse tum damlalar. Ya kiyiya vurdugu tum dalgalari, kendinden sokup atmak istedigi parcalarini uzak tutma cabasiysa... Dalgalari kendine geri dondugunde aciyla bunu kabulleniyorsa, bu aciyi insanoglundan cikariyorsa mesela?
Ne cok agliyor yeryuzu sevgili dostum, ne cok agliyor gokyuzu. Ne cok agliyor yarim kalmis analarin yuregi, yetim cocuklarin bedeni, her gun dayak yiyen umutlar, parca parca hayaller ne cok agliyor, cok kirleniverdik biz Elya...
Suskunlugunla mi konusuyorsun? Sessizliginle mi tebessum ediyorsun yoksa.
Kabullenis nereye dek Elya, kurallar nereye kadar, ve kaliplasmis zihin batakliklari, onyargilar.
Bakma bana oyle garip garip. Kizma bana bu dusuncelerimden.
Sonumuz bu batakligin getirdigi yorgunluk degil mi? Bir cogumuz icinde cirpinip durmuyor muyuz umutsuzlukla. Kimimiz coktan kabullenmis bu bataklik yorgunlugunu ve batmaya baslamis bile, kimimiz cirpinista.
Oyle derin uykuda ki cogumuz, bataklik dahi degil umrunda.
Bugun Cumartesi sessizligi elimizdeki Elya. Bir de farkinda olmadigimiz su bataklik telasesi.
- Leyla*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder