"O gece seni bir rüya beklemiş ama sen sabaha kadar uyumamışsın.." yazıyordu duvarın birinde, gülümsedim. Gülümsedim, çünkü bu hikaye çok tanıdıktı. Gülümsedim, çünkü bazı hikayeler kopyalanmış halidir yaşantıların. Gülümsedim, çünkü yapılabilecek pek bir şey yoktu. Sigara kullanmıyordum, alkol almıyordum. Ama günün belli bir zaman aşımına dek onu düşünüyordum. Sadece onu düşünüyordum. Ve bu sigara-alkol'ün çok daha fazlasına denk geliyordu.
Zihnimdeydi, odanın içerisinde bulunduğu her hali. Adım attığı, soluk aldığı, yüzünü astığı her an zihnimin derinliklerinde yeniden, bir prova canlandırırmışcasına oynuyordu sanki. İşte tanımak buydu, ezberlemek buydu saç tellerinin nasıl kıvrıldığını. Sakalından düşen hüzün parçalarını. Bir şeye dikkat kesilirken kaşlarının hafif çatılmasını. Geceydi, bir rüya bekliyordu onu ama o reddediyordu her zaman ki gibi hayatın olumlu yanlarını.
Yapabileceğim pek bir şey yoktu, çünkü bir kalpten kovulmak böyledir biraz. Hayal kırıklığının önüne geçen bir burukluk biraz. Biraz ciğer kaybı, kalbi de aşan. Biraz anlamını yitirmesi kelimelerin. Yıldızların eskisi gibi göz kırpmaması sana biraz. "Kal"ı olmayan bir kalış böyledir biraz, açtığın kollarının yalnızca bulutlarla dolması. Ama sonu kesilemeyen bir umuttur sonrası
Gülümsedim, çünkü ne yapsam olmuyordu. "Şubat," dedim "İşte, yine Ankara..." Ve gökyüzüne, bu kez gökyüzüne gülümsedim. Bazı kadınlar böyledir. Efkarlandıklarında kendilerini pencerede buluverirler ve gökyüzünü izlerler.Gülümserler bir de. Gülümsedim bende. Çünkü böyleydi, rüya hep beklerdi, ona uyumasını söylerdim ama sabaha dek beklerdi...
10.02.2016
Zihnimdeydi, odanın içerisinde bulunduğu her hali. Adım attığı, soluk aldığı, yüzünü astığı her an zihnimin derinliklerinde yeniden, bir prova canlandırırmışcasına oynuyordu sanki. İşte tanımak buydu, ezberlemek buydu saç tellerinin nasıl kıvrıldığını. Sakalından düşen hüzün parçalarını. Bir şeye dikkat kesilirken kaşlarının hafif çatılmasını. Geceydi, bir rüya bekliyordu onu ama o reddediyordu her zaman ki gibi hayatın olumlu yanlarını.
Yapabileceğim pek bir şey yoktu, çünkü bir kalpten kovulmak böyledir biraz. Hayal kırıklığının önüne geçen bir burukluk biraz. Biraz ciğer kaybı, kalbi de aşan. Biraz anlamını yitirmesi kelimelerin. Yıldızların eskisi gibi göz kırpmaması sana biraz. "Kal"ı olmayan bir kalış böyledir biraz, açtığın kollarının yalnızca bulutlarla dolması. Ama sonu kesilemeyen bir umuttur sonrası
Gülümsedim, çünkü ne yapsam olmuyordu. "Şubat," dedim "İşte, yine Ankara..." Ve gökyüzüne, bu kez gökyüzüne gülümsedim. Bazı kadınlar böyledir. Efkarlandıklarında kendilerini pencerede buluverirler ve gökyüzünü izlerler.Gülümserler bir de. Gülümsedim bende. Çünkü böyleydi, rüya hep beklerdi, ona uyumasını söylerdim ama sabaha dek beklerdi...
10.02.2016
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder